Bir akşam çayı koyup pencereyi açtığında insanın aklı bazen yollara düşüyor. Mesela İstanbul’un kalabalığından çıkıp Kocaeli ve Sakarya üzerinden Bolu’nun ormanlarına, oradan da Ankara’nın ciddi havasına doğru uzanan bir yolculuğu hayal ediyorsun. İç Anadolu’da Konya’nın dinginliği, Eskişehir’in genç ruhu, Kayseri’nin çalışkanlığı, Sivas’ın sabrı, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray, Niğde ve Nevşehir’in sessizliği insana iyi geliyor.
Sonra rota Ege’ye kırıyor. İzmir’de deniz kokusu, Manisa’da üzüm bağları, Aydın’da sıcak insanlar, Muğla’da maviyle yeşilin kucaklaşması, Denizli’de pamuk gibi bulutlar… Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak ise yol üstünde “bir çay iç de öyle geç” der gibi duruyor. Balıkesir ve Çanakkale, hem tarih hem huzur taşıyor; Bursa ise her zaman vakur, sohbet.
Karadeniz’e çıktığında hava değişiyor. Zonguldak’ın emeği, Bartın ve Karabük’ün sakinliği, Kastamonu ve Sinop’un asaleti hissediliyor. Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’da dalgalar konuşuyor sanki. Rize’de yağmur, Artvin’de dağlar, Gümüşhane ve Bayburt’ta sessizlik, Amasya ve Tokat’ta tarih seni karşılıyor. Çorum ve Çankırı da “biz buradayız” demeyi ihmal etmiyor.
Doğu’ya doğru ilerledikçe hikâyeler ağırlaşıyor ama derinleşiyor. Erzurum’un ayazı, Erzincan’ın vakarı, Kars’ın taş binaları, Ardahan ve Iğdır’ın sınır kokan havası… Ağrı’nın heybeti, Van’ın mavisi, Bitlis ve Muş’un hüzünlü güzelliği, Bingöl ve Tunceli’nin doğallığı insanın içine işliyor. Elazığ ve Malatya ise türkü gibi, chat.
Güneydoğu Anadolu’da sofralar büyüyor. Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da tarih konuşuyor; Gaziantep’te lezzet susmuyor. Adıyaman, Batman, Siirt, Şırnak, Kilis ve Hakkari her biri başka bir gerçekliği fısıldıyor, sesli.
Akdeniz’e inince iç açılıyor. Antalya’da güneş, Mersin’de limon çiçeği, Adana’da kebap dumanı var. Hatay’da kültürler buluşuyor; Kahramanmaraş, Osmaniye ve Isparta ise kendi sessiz gücünü taşıyor. Burdur ve Karaman geçit gibi; Deniz’den içeri çağırıyor.
Marmara’ya tekrar döndüğünde Edirne’nin zarafeti, Kırklareli ve Tekirdağ’ın rüzgârı, Yalova’nın dinginliği, Bilecik’in sadeliği ve Düzce’nin yeşili yolculuğu tamamlıyor, kameralı.
İşte böyle… Türkiye dediğin; 81 ilin, 81 ayrı sesin aynı sohbette buluşması aslında. Her şehir biraz hikâye, biraz insan, biraz da biz.

İlk yorum yazan siz olun.